Ülkemiz, küresel büyük sermayenin dünyayı yeniden düzenleme girişimlerinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Bugün ülkemizde özelleştirmenin nasıl bir çöküşe neden olduğunu görmek için kahin olmak gerekmiyordu. 1994 yılında kurulan KİGEM, bugün yaşadıklarımızı o günlerde söyleyerek çalışmalarına başlamıştı.
Bugüne kadar özelleştirme adı altında yapılanları sizlere sitemizde duyurmaya çalışacağız.
Herkesin katkısı ve desteği ile gelişecek sitemize hoş geldiniz.
KİGEM Yönetim Kurulu
K İ G E M
03.06.2005
KİGEM 03.06.2005 Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı BASINA VE KAMUOYUNA Özelleştirme İşlemlerine Karşı Açılan Davalarda Yargı yerinin değiştirilmesi Anayasa’ya Aykırıdır Hükümetin 4046 Sayılı Özelleştirme Yasası’nda değişiklik yapmak üzere hazırladığı yasa tasarısı, özelleştirmeyi kolaylaştırmanın, engelleri ortadan kaldırmanın çözüm yollarını ararken, özelleştirme işlemlerine karşı yargı yolunu da sınırlayıcı önlemler getirmektedir.Tasarının 9.maddesinde getirilmek istenen değişiklik ile özelleştirme işlemlerine karşı açılacak davalarda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ı göstermektedir. Bu maddenin gerekçesi ise, “İdarenin yoğun olarak muhatap olduğu hukuki ihtilaflarla ilgili harç giderlerinin yüksek miktarlara ulaşması ve dava sürelerinin zaman alması” olarak belirtilmektedir.Danıştay’ın özelleştirme uygulamalarında ilk derece mahkeme olması, Anayasa’nın 37. ve 155. maddelerine aykırıdır. Çünkü, idarenin işlemlerine karşı açılacak davalar için başvuru yerleri yasalarla belirlenmiş ve davacılara hak aramada getirilen kolaylıklar yine yasalarla belirlenmiştir. İdari Yargılama Usulü Yasası gereği, davacıların idarenin işlemlerine karşı açacakları davalarda taşınmazların olduğu yerlerde dava açılması gereği bulunmakta ve bu nedenle de İdare Mahkemeleri ülkenin birçok ilinde kurularak kişilere dava açmada ve yargının karar verme sürecinde kolaylık sağlamaktadır. Danıştay’ın özelleştirme işlemlerine karşı açılacak davalarda ilk derece mahkemesi olmasının tasarıda belirtilen gerekçe ile hiçbir ilgisi yoktur. Asıl gerekçe, idare mahkemelerinin hukuka aykırı özelleştirme kararları konusunda verdiği yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının AKP iktidarı için yarattığı sıkıntıdır.Son girişim, bu iktidarın özelleştirme konusundaki hukuk ihlallerinin açık itirafından başka bir şey sayılmaz. Yargı bağımsızlığına güvenen insanlar olarak, yarınlarda bu dairenin vereceği kararların bağımsızlığı konusunda bir kuşku taşımak istememekle birlikte, bu uygulamaların yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü açısından yara alacağını düşünmekteyiz.